“Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği” kapsamında son iki yılda hayata geçirilen kapsamlı düzenlemelerle, market raflarındaki yanıltıcı ifadelerin ve görsellerin önüne geçilmesi hedefleniyor. Yeni kurallar, hem gıda güvenliğini en üst seviyeye çıkarıyor hem de alışveriş yaparken tüketicinin net bilgiye ulaşmasını sağlıyor.
Domuz ve Böcek Kaynaklı 32 Gıdaya Yasak
Düzenleme ile Avrupa Birliği (AB) listesinde yer alan yeni gıda bileşenleri mercek altına alındı. AB mevzuatındaki 189 yeni gıda bileşeni Türkiye’de de resmi kapsama dahil edilirken; GDO’lu mikroorganizma kullanımı, domuz kaynaklı bileşenler ya da böcek içermesi gibi kırmızı çizgiler nedeniyle 32 gıda çeşidi tamamen kapsam dışı bırakılarak yasaklandı.
“Tadında” ve “Lezzeti” İfadeleri Tarihe Karışıyor
Tüketicide yanlış algı oluşturan pazarlama taktiklerine ağır sınırlamalar getirildi. Birbiriyle karıştırılabilecek ürünlerin etiketlerinde, gerçekte sahip olmadıkları nitelikleri çağrıştıran şu kelimelerin kullanımı yasaklandı:
-
“… tadında”
-
“… lezzeti”
-
“… keyfi”
Bu doğrultuda; tereyağı aromalı margarinlerde “tereyağı tadında”, kokolinlerde “çikolata keyfi”, sütlü buz ürünlerinde “dondurma lezzeti” gibi ifadeler artık kullanılamayacak. Ayrıca zeytinyağı haricindeki bitkisel yağların ambalajlarında zeytin veya zeytin ağacı görseline yer verilemeyecek.
“Aromalı” Ürünlere Görsel Yasağı ve Yeni İsimler
Aroma verici maddeler kullanılarak üretilen gıdaların paketlerinde, artık o gıdanın gerçeğine ait fotoğraflar veya görseller yer alamayacak. Ürünün “aromalı” olduğu ambalaj üzerinde açıkça belirtilmek zorunda olacak.
Benzer şekilde, içeriğinde gerçek krema bulunmayan ürünlerin üzerinde doğrudan “krema” yazılamayacak; bu ürünler raflarda “krema sos” ismiyle yer alacak. Bitki çaylarında ise tüketicinin ürünü nasıl demleyeceğini gösteren hazırlama yönteminin etiket üzerinde net şekilde belirtilmesi zorunlu hale geldi.
“Fıstıklı” Değil “Yer Fıstıklı” Baklava
Yeni dönemde restoran, kafe ve toplu tüketim yerlerindeki menüler de değişiyor. Müşteriye sunulan gıdalarda, birbiri yerine kullanılabilen ve tercihi doğrudan etkileyen bileşenler açıkça ilan edilecek. Örneğin; yer fıstığı kullanılarak üretilen bir baklava menülerde sadece “fıstıklı baklava” olarak değil, açıkça “yer fıstıklı baklava” olarak yazılacak. Ayrıca menülerde ürünlerin içerikleri ile enerji (kalori) değerlerinin gösterilmesi şart koşulacak.
İthalat Algısı ve İlginç Tasarımlara Geçit Yok
Bakanlığın yeni kriterleri gıdanın ambalaj tasarımından markalaşma sürecine kadar pek çok alanı kapsıyor:
-
“Köy Ürünü” Sınırı: Tüketicide haksız yere “doğal köy ürünü” algısı yaratacak marka isimleri ve ibareler kısıtlandı.
-
İthal/Yerli Karışıklığı: Yerli üretim gıdalarda ithal izlenimi veren, ithal ürünlerde ise yerli üretimmiş gibi algı oluşturan logo, marka ve görseller yasaklandı.
-
Tasarım Kısıtlamaları: Gıda ürünlerinin silah, kafatası, beyin, dudak ve göz gibi insan psikolojisini olumsuz etkileyebilecek veya yanıltabilecek şekillerle piyasaya sürülmesi engellendi.
