Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun 2009 yılında yaşamını yitirdiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni detaylar gün yüzüne çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen soruşturma kapsamında tutuklanan 19 şüphelinin ifadeleri, kazanın ardından yürütülen arama kurtarma faaliyetlerine ilişkin dikkat çekici iddiaları ortaya koydu.
“Kaza yeri kısa sürede tespit edildi”
Soruşturma dosyasına giren ifadelere göre, olay tarihinde Kahramanmaraş İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görev yapan İsmail Kaya, baz istasyonu sinyal verileriyle helikopterin düştüğü bölgenin kısa sürede belirlendiğini anlattı.
İfadesinde, dönemin istihbarat personeli İlyas Uçar’ın yaptığı teknik çalışmayla enkazın bulunduğu alanın yaklaşık 1,5 kilometrelik dar bir bölgede doğru şekilde tespit edildiğini belirten Kaya, buna rağmen arama ekiplerinin bu koordinatlara yönlendirilmediğini öne sürdü.
Kaya’nın ifadesine göre İlyas Uçar, ekiplerin farklı bölgelere sevk edilmesine tepki göstererek, “Israrla benim bulduğum adrese gitmiyorlar.” sözlerini kullandı.
Sahte bilgi notu iddiası
Soruşturmadaki en dikkat çekici iddialardan biri de kamuoyuna servis edilen yanlış bilgi oldu.
İsmail Kaya, olay günü Muhsin Yazıcıoğlu’nun ayağının kırıldığı ve Göksun Devlet Hastanesi’ne götürüldüğü yönündeki bilgi notunu kendisinin hazırlayıp gönderdiğini ifade etti.
Kaya, söz konusu bilginin dönemin İstihbarat Amiri Dursun Özmen’in talimatıyla hazırlandığını ve bu nedenle arama çalışmalarının farklı bölgelere yönlendirildiğini öne sürdü.
Dosyada FETÖ bağlantılarına ilişkin yeni tespitler
Soruşturmada, olay sonrası enkaz alanına giden bazı isimlerin FETÖ bağlantılarına ilişkin yeni bilgiler de dosyaya girdi.
İddialara göre, görevli olmamasına rağmen kaza kırım ekibiyle olay yerine giden sivil Kenan Köksal’ın, 15 Temmuz darbe girişiminde sıkıyönetim görevlendirmesi yapılan eski Tuğgeneral İsmail Güneser ile irtibatının bulunduğu tespit edildi. Ayrıca Köksal’ın örgütün mahrem imamları olduğu belirtilen kişilerle çok sayıda iletişim kaydına ulaşıldığı ifade edildi.
Soruşturmada adı geçen F-4 pilotu Ali Armağan’ın da daha sonra FETÖ’den hüküm giyen Adil Öksüz ile 2012-2014 yılları arasında çok sayıda telefon görüşmesi yaptığı belirlendi. Ayrıca Adil Öksüz’ün evinde ele geçirilen Fetullah Gülen’e ait bir kitabın üzerinde Armağan’ın eşine ait parmak izine rastlandığı kaydedildi.
Sonik patlama iddiaları reddedildi
Soruşturma kapsamında ifadeleri alınan savaş uçağı pilotları ise helikopterin “sonik patlama” nedeniyle düşürüldüğü iddialarını kabul etmedi.
Pilotlar Ahmet Turan, Nihat Biçer, Tezcan Kaymaz ve Sedat Kılıçarslan, teknik açıdan sonik patlamayla bir helikopterin düşürülmesinin mümkün olmadığını savundu.
Öte yandan Kaza Kırım Heyeti’nde görev yapan emekli Astsubay Bekir Çerikçi de ifadesinde kazanın hava şartlarından kaynaklandığını ileri sürdü. Çerikçi, olay günkü meteorolojik koşullara dikkat çekerek, “O hava şartlarında 100 uçuş yapılsa en az 99’unda benzer bir kazanın yaşanması mümkündür.” değerlendirmesinde bulundu.
Soruşturma çok yönlü sürüyor
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ortaya çıkan yeni ifade ve deliller doğrultusunda Muhsin Yazıcıoğlu dosyasını tüm yönleriyle incelemeye devam ediyor. Soruşturma kapsamında arama kurtarma sürecindeki ihmaller, olay günü yapılan yönlendirmeler ve FETÖ bağlantılarına ilişkin iddialar ayrıntılı şekilde araştırılıyor. Tutuklu şüphelilerin ifadeleri ve yeni deliller doğrultusunda dosyanın seyrini değiştirebilecek gelişmelerin yaşanabileceği değerlendiriliyor.
