Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

KİŞİSEL İLETİŞİM MERKEZLERİ VE YASAL BOŞLUKLARI MASAYA YATIRILDI

Dr. Erkut Erdoğan ve Erol Demirbağ, çocuk icrasının kaldırılması sürecindeki mücadelelerini anlattı

Dr. Erkut Erdoğan ve Erol Demirbağ, çocuk icrasının kaldırılması sürecindeki

Düzenlenen “Aileyi Korumaya Yönelik Farkındalık Semineri”nde, Ebeveyn Yabancılaştırma Sendromu (EYS) ve çocuk teslimi süreçlerindeki sorunlar ele alındı. Seminere katılan Dr. Erkut Erdoğan ve Erol Demirbağ, yıllardır verdikleri mücadelenin detaylarını paylaştı.

Teke Tek programında, Dr. Erkut Erdoğan ve Türkiye Parçalanmış Aileler ve Mağdur Çocuklar Derneği Başkanı Erol Demirbağ, Fatih Altaylı’nın konuğu oldu.

“EYS yalnızca hukuki değil, psikolojik bir travmadır”

Dr. Erkut Erdoğan, aile mahkemelerinde hazırlanan raporlardan edindiği tecrübeleri aktararak, EYS’nin çocuklar üzerindeki derin etkilerini anlattı. Bazı dava süreçlerinde yaşanan suistimallerin hem ebeveynleri hem çocukları zor durumda bıraktığını vurguladı.

Erol Demirbağ ve Dr. Erkut Erdoğan, Mehmet Aydın’ın sunduğu Neşter Programı öncesinde Türkiye’de artan boşanmalar, çocuk icrası ve nafaka mağduriyeti konularında değerlendirmelerde bulundu.

Çocuk İcrasının Kaldırılmasında Etkin Rol

Seminerde konuşan dernek başkanı Erol Demirbağ ise, uzun yıllardır çocuk icrası uygulamasının kaldırılması için sürdürdükleri çalışmalardan bahsetti. Demirbağ, yeni düzenlemeler için yapılan hazırlıklara aktif katkı sunduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Çocukların bir eşya gibi icra yoluyla teslim edilmesi kabul edilemezdi. Bu konuda toplum adına büyük bir adım atıldı.”

Dernek Başkanı Erol Demirbağ, Zahide Yetiş’in ATV programında çocuk icrası ve 6284 sayılı yasaya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Yasa Boşlukları ve Suistimaller Gündemde

Dr. Erdoğan ve Demirbağ, 6284 sayılı yasada yaşanan boşluklar ile suistimale açık alanlara dikkat çekti. Bu durumun, özellikle ayrılık ve boşanma süreçlerinde aile bütünlüğünü zedelediğini ifade ettiler. Her iki konuşmacı da yıllardır Türkiye’nin dört bir yanında düzenledikleri seminerler, basın açıklamaları ve TV programları aracılığıyla toplumu bilinçlendirmeye devam ettiklerini ve bu konuda menfaat gözetmeksizin çalıştıklarını vurguladılar.

Dernek Başkanı Erol Demirbağ, Ankara’da Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur Gençcan’ı ziyaret ederek konu hakkında bilgi verdi.

Türkiye’nin Birçok İlinde Bilinçlendirme Çalışmaları

Konuşmaların sonunda, Ebeveyn Yabancılaştırma Sendromu’nun yalnızca bireysel bir problem değil, aynı zamanda toplumun geleceğini ilgilendiren önemli bir mesele olduğu ifade edilerek, bu mücadelelerinin kararlılıkla süreceği belirtildi.

Ayşenur Yazıcı’nın hazırlayıp sunduğu “Uzun Lafın Kısası” programına Prof. Dr. Mehmet Ziya Sungur, Ece Vahapoğlu, Yazar Dr. Erkut Erdoğan, Avukat Altın Mimir ve Dernek Başkanı Erol Demirbağ konuk oldu.

“Gelecek Nesil İçin Mücadeleye Devam”

Ayrıca, kişisel iletişim merkezlerinde çocuk teslimi sırasında tutulan 39. tutanakların – yani çocuğun gitmek istemediğini belgeleyen kayıtların – Ebeveyn Yabancılaştırma Sendromu tanısı ve duygusal istismar şüphesi için ihbar olarak kabul edilmesi gerektiği belirtildi. Bu durumlarda, en geç on beş gün içinde çocuğun hak sahibine teslimi sağlanmalı; üçten fazla bu tür tutanağın tutulması ise velayet suistimali olarak değerlendirilmelidir.

Geçmişte büyük mücadeleler vermiş babalar, bu seminerde yeniden bir araya gelerek konu hakkında fikir alışverişinde bulundular.

Çocuklarını göremeyenlere kısa film yaptı

Samsun’da 3,5 yıldır çocuğunu göremeyen Boşanmış Babalar ve Aile Platformu Samsun Temsilcisi Hüseyin Kılınç, kendisiyle aynı kaderi paylaşan babaların yaşadığı derin acıyı görünür kılmak için anlamlı bir projeye imza attı. Kılınç, çocuklarından ayrı düşen platform üyeleriyle birlikte “Kutsal Eşya” adlı 16 dakika 46 saniyelik bir kısa film çekti.

“Kutsal Eşya”: Bir babanın en değerli emaneti

Film, boşanma süreçlerinde çocuklarına ulaşamayan babaların yaşadığı duygusal yıkımı, özlemi ve hukuki boşlukların aile bütünlüğü üzerindeki etkilerini konu alıyor. Senaryosu gerçek hayat hikâyelerinden ilham alan yapım, izleyiciye hem sosyal bir mesaj hem de güçlü bir empati duygusu sunuyor.