Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Hürmüz’de gerilim yeniden tırmandı!

ABD ile İran arasında ilan edilen ateşkes, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan saldırılar ve karşılıklı askeri operasyonların ardından fiilen çöktü. ABD, İran’daki çok sayıda askeri hedefi vururken, Tahran yönetimi Bahreyn ve Kuveyt’teki ABD üslerine füze ve İHA saldırılarıyla karşılık verdi. Gerilimin ardından ABD Başkanı Donald Trump, “Gerekirse işi askeri olarak tamamlarız. Bu olursa artık İran var olmaz.” açıklamasında bulundu.

ABD ile İran arasında ilan edilen ateşkes, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan

ABD ile İran arasında sağlanan ateşkesin ardından bölgede tansiyon yeniden yükseldi. Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan saldırılar, karşılıklı hava operasyonları ve Körfez ülkelerine yönelik füze saldırıları, taraflar arasındaki krizi yeni bir aşamaya taşıdı.

ABD, İran’daki askeri hedefleri vurdu

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın ticari deniz taşımacılığına yönelik saldırılarını gerekçe göstererek İran’daki çeşitli askeri hedeflere hava operasyonu düzenlediklerini açıkladı.

Açıklamaya göre ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla gerçekleştirilen operasyonlarda;

  • Askeri gözetleme altyapısı,
  • Haberleşme sistemleri,
  • Hava savunma unsurları,
  • İHA depolama tesisleri,
  • Mayın döşeme kapasitesi,
  • Kıyı radar sistemleri

hedef alındı.

CENTCOM, saldırıların Hürmüz Boğazı yakınlarında ticari tankerlere yönelik saldırıların ardından gerçekleştirildiğini duyurdu.

İran: Keşm Adası hedef alındı

İran devlet televizyonu, Hürmüz Boğazı yakınındaki Keşm Adası’nın Mesen köyünün saldırıya uğradığını açıkladı.

Ayrıca Sirik kentinde de art arda patlama sesleri duyulduğu, saldırıların kaynağına ilişkin incelemelerin sürdüğü bildirildi.

İran Dışişleri Bakanlığı ise ABD’nin Keşm Adası ve Sirik başta olmak üzere güney kıyılarına yönelik saldırılarını sert ifadelerle kınadı.

Bakanlık açıklamasında saldırıların hem Birleşmiş Milletler Şartı’nın hem de 18 Haziran 2026 tarihli Dayatılan Savaşın Sona Erdirilmesine İlişkin Mutabakat Zaptı’nın açık ihlali olduğu savunuldu.

Trump’tan İran’a sert mesaj

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran’ın ateşkesi yeniden ihlal ettiğini öne sürdü.

Trump, ABD uçaklarının İran’a ait füze, İHA depoları ve kıyı radar tesislerini vurduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Artık makul olamayacağımız bir nokta gelebilir ve başarıyla başlattığımız işi askeri olarak tamamlamak zorunda kalabiliriz. Bu olursa artık İran var olmaz.”

İran’dan misilleme: ABD üsleri hedef alındı

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD saldırılarına karşılık Kuveyt ve Bahreyn’deki ABD askeri üslerine füze ve insansız hava araçlarıyla operasyon düzenlediğini açıkladı.

İran resmi haber ajansı IRNA’nın aktardığı açıklamaya göre operasyon kapsamında;

  • Kuveyt’teki Ali es-Salim Hava Üssü,
  • Bahreyn’deki Selman Limanı’nda bulunan ABD Beşinci Filosu dahil toplam 8 önemli ABD askeri tesisi hedef alındı.

DMO, operasyonun ABD’nin son saldırılarına doğrudan misilleme olduğunu bildirdi.

Devrim Muhafızları: Daha sert karşılık veririz

İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, ABD’nin güvenilmez davrandığını savunarak, İran’ın tüm saldırılara karşılık verdiğini söyledi.

Muhibbi, “Düşman ateşkesi her ihlal ettiğinde çok daha sert karşılık alacaktır.” ifadelerini kullandı.

Bahreyn ve Kuveyt alarma geçti

İran’ın saldırılarının ardından Körfez ülkelerinde alarm verildi.

Kuveyt ordusu;

  • Füze ve İHA saldırılarına karşı hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini,
  • Patlama seslerinin önleme faaliyetlerinden kaynaklandığını,
  • Vatandaşların resmi açıklamaları takip etmeleri gerektiğini duyurdu.

Bahreyn İçişleri Bakanlığı ise ülke genelinde sirenlerin çaldığını açıklayarak vatandaşlardan güvenli alanlara geçmelerini istedi.

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı da İran’ı ülkenin egemenliğini hedef almakla suçladı.

Açıklamada, saldırıların yalnızca Bahreyn’e değil tüm Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine yönelik tehdit anlamına geldiği belirtilirken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantıya çağrıldı.

İran: Hürmüz Boğazı’nın yönetiminden biz sorumluyuz

DMO açıklamasında, İslamabad Mutabakat Zaptı kapsamında Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin yönetiminden İran’ın sorumlu olduğu öne sürüldü.

Kuralları ihlal eden gemilere yönelik müdahalelerin daha da sertleşeceği belirtilirken, İran’a yönelik yeni saldırılara “ezici güçle” karşılık verileceği uyarısı yapıldı.

CENTCOM: Ticari gemi geçişleri sürüyor

CENTCOM, tüm gelişmelere rağmen Hürmüz Boğazı’nda ticari gemi trafiğinin devam ettiğini açıkladı.

Komutanlık, ABD kuvvetlerinin bölgede yüksek teyakkuz halinde görev yaptığını ve yeni tehditlere karşı hazır beklediğini bildirdi.

Lübnan cephesinde de gerilim yükseldi

Bölgedeki kriz yalnızca ABD ile İran arasında sınırlı kalmadı.

İsrail ordusu, ateşkes ve ABD-İran mutabakatına rağmen Lübnan’ın Nebatiye vilayeti başta olmak üzere çeşitli noktalara hava saldırıları düzenledi.

Lübnan resmi haber ajansı NNA’ya göre;

  • Yukarı Nebatiye savaş uçaklarıyla hedef alındı.
  • Menzele Mahallesi ve belde meydanı İHA saldırılarına uğradı.
  • Bint Cübeyl’e bağlı Beraşit beldesine ses bombaları atıldı.

Hizbullah’tan Washington anlaşmasına tepki

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, Washington’da ABD, Lübnan ve İsrail arasında imzalanan çerçeve anlaşmasını sert sözlerle eleştirdi.

Kasım, söz konusu anlaşmanın “küçük düşürücü ve hükümsüz” olduğunu savunarak, bunun yerine ABD ile İran arasında imzalanan mutabakatın esas alınması gerektiğini söyledi.

İsrail’in Lübnan’dan çekilmesinin Hizbullah’ın silahsızlandırılması şartına bağlanmasını da reddeden Kasım, direnişin sahada devam edeceğini belirtti.

Kasım ayrıca Lübnan yönetimini, İsrail’in işgalini uzun vadede meşrulaştırabilecek adımlar atmaması konusunda uyardı.

Bölgede ABD-İran hattındaki askeri gerilimin Körfez’e ve Lübnan cephesine yayılması, Orta Doğu’da yeni ve daha geniş kapsamlı bir çatışma riskini yeniden gündeme taşıdı.