Boşanma davalarının en tartışmalı başlıklarından biri olan yoksulluk nafakası için yeni bir düzenleme hazırlanıyor.

Anayasa Mahkemesi’nin, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etmesinin ardından Meclis’in yeni bir yasal çerçeve oluşturması bekleniyor. Yüksek Mahkeme, 4 Haziran 2026 tarihli kararında iptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi.

Nafakada süre sınırı gündemde

Yeni düzenlemede nafakanın otomatik olarak süresiz devam etmesi yerine, evliliğin süresi ile tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının birlikte değerlendirilmesi üzerinde duruluyor.

Üzerinde çalışılan seçeneklerden birine göre kısa süreli evliliklerde yoksulluk nafakası için 5 yıllık üst sınır, 5 yıldan daha uzun süren evliliklerde ise 15 yıla kadar üst sınır uygulanması tartışılıyor.

Ancak söz konusu sürelerin henüz kesinleşmiş bir yasa hükmü olmadığı, hazırlık çalışmalarındaki alternatifler arasında bulunduğu belirtiliyor.

5 yıl evlilik 15 yıl nafaka anlamına mı geliyor?

Gündemdeki formülün doğrudan “5 yıl evli kalan herkes 15 yıl nafaka ödeyecek” şeklinde yorumlanmaması gerekiyor.

Hazırlık çalışmalarında evlilik süresinin yanı sıra tarafların gelir düzeyi, çalışma imkânları, ekonomik koşulları ve sosyal durumlarının da dikkate alınması öngörülüyor.

Nafakanın ne kadar süreyle ödeneceğinin ise belirlenen yasal sınırlar içinde hâkimin değerlendirmesine bırakılabileceği belirtiliyor.

Avukat Korkmaz: Üst sınır belirleniyor

Avukat Eyüphan Korkmaz, gündemdeki düzenlemenin ömür boyu devam eden nafaka yerine belirli bir üst sınır getirmeyi amaçladığını belirtti.

Korkmaz, 15 yıllık sürenin ayrıca tartışılabileceğini ifade ederken, somut olayın özelliklerine göre hâkimin takdir yetkisinin önem taşıyacağını söyledi.

Boşanma ve mal paylaşımı ayrılabilir

Yargı paketinde tartışılan bir diğer değişiklik ise boşanmanın kendisiyle bağlantılı diğer uyuşmazlıkların ayrı süreçler halinde ele alınması.

Buna göre evliliğin hukuken sona erdirilmesi sürecinin hızlandırılması; nafaka, velayet, maddi ve manevi tazminat, ziynet alacakları ile mal paylaşımı gibi uyuşmazlıkların ise ayrı davalar üzerinden devam edebilmesi gündemde.

Bu yöntemle, tarafların mal paylaşımı veya nafaka konusunda anlaşamaması nedeniyle boşanma kararının uzun süre gecikmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.

Mevcut nafakalar hemen sona ermiyor

AYM’nin iptal kararı, mevcut nafaka ödemelerinin kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmiyor.

İptal kararının yürürlüğe giriş tarihi ile TBMM tarafından hazırlanacak yeni düzenlemenin kapsamı önem taşıyor. Mevcut nafaka kararlarının nasıl etkileneceği ve geçiş hükümlerinin nasıl uygulanacağı da hazırlanacak yasal düzenlemeyle netleşecek.

Gözler 13’üncü Yargı Paketi’nde

Yeni yasama döneminde gündeme gelmesi beklenen 13’üncü Yargı Paketi ile nafakanın süresi, hâkimin takdir yetkisi ve boşanma davalarının diğer mali uyuşmazlıklardan ayrılması gibi başlıkların netleşmesi bekleniyor.

Düzenlemenin son şekli ise kanun teklifinin TBMM’ye sunulması ve Meclis görüşmelerinin ardından belli olacak.