İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik kamuoyunda “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” davası olarak bilinen yargılamada tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi.
Duruşmada savunma yapan avukat Süleyman Atik, 2015 yılından bu yana özellikle Boğaziçi öngörünüm bölgesi ile eski eser yapılar konusunda danışmanlık yaptığını söyledi. Atik, 2019 yerel seçimlerinin ardından takip ettiği bazı dosyalar nedeniyle Ertan Yıldız aracılığıyla Fatih Keleş ile tanıştığını anlattı.
Fatih Keleş ve Yakup Öner’le nasıl tanıştığını anlattı
Atik, Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nde takip ettiği bazı dosyaların olumsuz sonuçlanmasının ardından Ertan Yıldız’dan destek istediğini belirtti.
Yıldız’ın kendisini Fatih Keleş ile tanıştırdığını söyleyen Atik, Keleş’in de teknik konular için kendisini Yakup Öner’e yönlendirdiğini ifade etti.
Atik’in anlatımına göre, Boğaziçi İmar Müdürlüğü tarafından reddedilen bazı dosyalar daha sonra Yakup Öner tarafından teknik açıdan değerlendiriliyordu.
“Sosyal destek ya da nakit üzerinden bir şey iletilirdi”
Savcılığın soruları üzerine Atik, uygun görülen dosyalarda Fatih Keleş ile yeniden görüştüğünü ileri sürdü.
Atik, bu görüşmeler sonrasında kendisine kimi zaman “sosyal destek” kimi zaman ise nakit üzerinden bir talep iletildiğini ve bunu müvekkilleriyle görüştüğünü söyledi.
Sanığın bu anlatımları dava dosyasındaki iddialar kapsamında değerlendiriliyor; söz konusu beyanlara ilişkin yargılama henüz sonuçlanmış değil.
250 bin dolarlık ödeme iddiası
Duruşmada bir otelle ilgili yaklaşık 250 bin dolarlık ödeme iddiası da gündeme geldi.
Atik, söz konusu otelde daha önceden yapıldığı öne sürülen bazı imar aykırılıklarına ilişkin işlem yapılmaması karşılığında para talep edildiğini ileri sürdü.
Mahkeme başkanının sorusu üzerine Atik, ödemenin yaklaşık yarısını kendisinin teslim aldığını ve miktarın 150 bin dolar civarında olduğunu söyledi.
Atik’in bu beyanları da henüz mahkeme tarafından doğrulanmış veya hükme bağlanmış bir tespit niteliği taşımıyor.
“Arabadan arabaya teslim ederdik”
Savcı, Atik’e Florya’daki Plevne Sokak’ta gerçekleştirildiği öne sürülen para teslimatlarını da sordu.
Atik, buluşmaların önceden belirlenen saatte yapıldığını ve para teslimi sırasında uzun bir görüşme gerçekleşmediğini anlattı.
Atik, teslimat yöntemini anlatırken paranın “arabadan arabaya” verildiğini, ardından tarafların yollarına devam ettiğini söyledi.
İddianamede Atik hakkında ne deniliyor?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ana iddianamede yüzlerce şüpheli hakkında örgüt kurma ve yönetme, örgüte üyelik, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve dolandırıcılık dahil çeşitli suçlamalar yöneltildi.
Savcılık, Süleyman Atik’in özellikle Boğaziçi bölgesindeki imar ve ruhsat işlemlerinde bazı taşınmaz sahipleri ile dava dosyasında “örgüt yöneticisi” veya “örgüt üyesi” olarak tanımlanan kişiler arasındaki para trafiğinde rol aldığı iddiasında bulunuyor. Bunlar iddia makamının değerlendirmeleri olup yargılama süreci devam ediyor.
Fatih Keleş suçlamaları reddediyor
Dava kapsamında adı geçen Fatih Keleş ise daha önce yaptığı savunmada Süleyman Atik ve diğer etkin pişmanlık beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu öne sürdü.
Keleş, kendisiyle doğrudan rüşvet pazarlığı yapıldığını veya kendisine para verildiğini gösteren maddi delil bulunmadığını savunarak suçlamaları kabul etmedi.
Duruşmalar devam ediyor
İBB’ye yönelik davada sanık savunmalarının alınmasına devam ediliyor.
Mahkeme heyeti, sanık ve avukat beyanlarının yanı sıra iddianamede yer alan mali kayıtları, iletişim verilerini, tanık anlatımlarını ve diğer delilleri değerlendirdikten sonra suçlamalar hakkında karar verecek.







