Televizyon ve radyo program sunucusu Ceyhun Yılmaz’dan, gazetemize özel açıklamalar… Yılmaz, Kariyer Akademisi Diksiyon ve Spikerlik Kursu öğrencisi Buse Işık’ın sorularını cevaplandırdı.
Radyo ve tv programı sunuyorsun. Aynı zamanda oyunculuk yapıyor, eğitmenlik yapıyorsun. Aynı zamanda çok güzel şiirler yazıyorsun. Bu kadar işi aynı zamanda nasıl yapabiliyorsun?
Çünkü birbiriyle bağlantılı işler ve işimi yaptığım alanlar. Hayatımı yaşadığım alanla, iki ayrı alanım yok. Ben bir iş yapmıyorum. Ben bir iş yaşıyorum. Zaten mesleklerimiz, karakterimizi etkilediği için ben de kimliğimi çalışarak gösterebiliyorum.
Yakın çevrende insanlar sana ‘doktor’ diye hitap ediyor. Özellikle öğrencilerin bu sana kendini nasıl hissettiriyor?
Sorumluluk yüklüyor… Çünkü ‘doktor’ usta demek biliyorsunuz. Aslında akademik usta, bir akademik ünvan. Ama arkadaşlarım beni usta olarak gördüğü için ve ben abi demelerini yasakladığım için öyle diyorlar. Bunu çıkaran Tuna Aktaş. Tuna ile biz Back the future serisini çok seviyorduk. Back to the future’de, Martin Mac Fly ve doctor vardı. Biz de, onlar gibi dostuk. O bana doktor diyordu, ben de ona Martin Mac Fly diyordum. Onun doktor demesinden de bazı arkadaşlarımız etkilenmiş olabilir.
Peki, biz senin sayısız değişik ödüller aldığını biliyoruz ve bu ödüllerin içinde en değerlisi ilk aldığın ödül olsa gerek. Bu ödülü aldığında nasıl hissettin?
İlk defa başaracağıma ‘kuru’ inanıyordum. Herhalde dedim ‘ıslandım’ gerçekten oluyor, başarıyorum dedim. Dünyanın en güzel duygusu başka hiç bir yerde olmayan bir duygu işte. Micheal Jacson sahneye çıkıyor ve diyor ki, “This is it” işte bu böyle bir duygu.
Daha sonra aldığın ödüllerde ne hissetmiştin?
Zaten ödül almak bir sıkıntının başlangıcı. Çünkü artık alamıyor demesinler diye, sürekli almak zorunda hissediyorsun. Her yıl ben birden fazla ödül aldım. Mesleki hayatım başladığından beri bu konuda şanslıyım.
Bu sende stres yarattı mı?
Biraz… İlk zamanlar yarattı. Acaba bir daha alabilecek miyim, dedim. İkincide biraz daha oldu. Sonrasında biraz daha rahattım. Özellikle 40 yaşını geçtikten sonra.
Sana yaptığın işlerden hangisi en çok keyif veriyor?
Ben anlaşılmayı severim. Anlaşılmak, sahneden de olabilir, radyodan da olabilir, internetten olabilir. Ama asıl anlaşılmak benim payam nasıl anlaşıldığımla ilgilenmem, o anlayanla ilgili bir cevap olabilir.
Her şeyi bırakıp bütün sorumluluklarından uzaklaşıp, uzaklara gitmek istediğin olur mu?
Henüz bunu hissedeceğim bir zorluk yaşamadım ve hissetmedim. Ama ara sıra Antalya, Bodrum, Çeşme gibi ufak kaçamaklar yapmayı seviyorum.
Ceyhun bey, çok teşekkür ediyoruz.
Üsküdar halkına, Üsküdar Gazetesi’ni okuyanlara saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum.
