Ortadoğu’daki güç dengelerinden bölgesel ittifaklara, Boğazlar krizinden İran ile ilişkilere kadar çok kritik başlıkları değerlendiren Fidan, hiçbir detayı atlamadan Türkiye’nin yeni dönem dış politika doktrinini şu sözlerle ortaya koydu:
🛑 “Netanyahu Hükümeti Uluslararası Güvenlik İçin Bir Yük ve Tehdittir”
Bakan Fidan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve kabinesinin yürüttüğü agresif politikalara yönelik küresel ölçekte bir farkındalık oluşmaya başladığını ancak liderlerin eyleme geçme noktasında tıkandığını belirtti:
“Avrupalı liderler, İsrail’in oluşturduğu tehdidi nihayet fark etmeye başladı ancak bu sorunu nasıl ele alacaklarını henüz bulamadılar. Netanyahu hükümetinin politikaları sadece bizim için bir sorun değil. Bu politikalar ve bu hükümet; İsrail için bir yük, bölge için bir yük ve uluslararası güvenlik için bir yük ve tehdittir.”
⚔️ Türkiye-İsrail Arasında Açık Çatışma Olur mu?
Son dönemde sertleşen söylemlerin iki ülke arasında sıcak bir çatışmaya dönüp dönmeyeceği yönündeki soruya net bir yanıt veren Fidan, “Açık bir çatışmaya yol açacak neden yok” ifadelerini kullandı.
🇸🇾 Suriye ve Gazze Uyarısı: “İsrail Güçlü Bir Suriye İstemiyor”
Bölgedeki istikrarsızlığın arkasındaki davranış kalıplarına dikkat çeken Dışişleri Bakanı, Suriye’deki ilerlemeyi sekteye uğratacak girişimlerin mevcut durumu tamamen tersine çevirebileceği uyarısında bulundu:
-
İsrail’in Suriye Stratejisi: “İsrail’in istikrarlı, iyi, güçlü, dönüşen ve gelişmiş bir Suriye görmek istediğinden emin değiliz. İsrail hükümetinin, bölge ülkelerine yönelik geçmişteki ve şu anki davranış kalıplarına baktığınızda, Suriye’yi istikrarsızlaştırmaya çalıştığını net şekilde görüyoruz.”
-
Gazze Barış Kurulu ve İnsani Yardım: Gazze Barış Kurulu’nun sahadaki soykırımı durdurmada etkili bir rol üstlendiğini belirten Fidan, kendi vadedilen sonuçlarını görme noktasında ise öz eleştiride bulundu: “Özellikle Filistinlilerin insani yardımlara ulaşması konusunda henüz tam olarak başarıya ulaştığımızı düşünmüyorum.”
-
Körfez Savaşının Olumsuz Etkisi: Körfez’de yaşanan savaş nedeniyle uluslararası toplumun dikkatinin başka yöne kaydığını vurgulayan Fidan, Filistinlilerin hak ettiği yardımı alabilmesi için dünyayı İsrail’e daha fazla baskı yapmaya çağırdı.
🚢 Boğazlar ve İran Trafiği: “İletişim Eksikliği Var”
Bakan Fidan, bölgesel gerilimlerin temelinde yatan yanlış anlaşılmaları gidermek adına yürüttükleri mekik diplomasisinin detaylarını paylaştı:
-
Boğazlar Konusu: “Boğazlardan geçişin nasıl uygulanacağı konusunda iki taraf arasında bir iletişim eksikliği ve yanlış anlama olduğunu düşünüyorum.”
-
Abbas Erakçi ile Kritik Telefon Görüşmesi: İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi ile yaptığı telefon görüşmesine değinen Fidan, bu temasın kendisine “sorunun kökenini çok daha derinlemesine anlama” olanağı sağladığını aktardı.
-
Kaza ve Provokasyon Riski: Çözümün bölgedeki gerilimi azaltmaktan geçtiğini, her iki tarafın da aslında bir ateşkes ve barış anlaşmasıyla ilerlemek istediğini belirten Fidan, şu hayati uyarıyı yaptı: “Yine de her zaman olası bir kaza payı olabilir. İletişim hataları, provokasyonlar ve karşılıklı misillemeler nedeniyle son derece dikkatli olmalıyız.”
🛡️ Dörtlü Çalışma Grubu ve Yeni Bölgesel Güvenlik Düzeni
Uluslararası kurumların aşırı resmi yapısı nedeniyle kalıcı ve hızlı karar almakta zorlandığını ifade eden Fidan, Türkiye’nin başını çektiği yeni bir bölgesel inisiyatifi hatırlattı:
-
Yeni Güvenlik Konsepti: Bu yılın başlarında Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan arasında bölgede barışa dayalı yeni bir düzen inşa etmek amacıyla bir çalışma grubu oluşturuldu.
-
Alternatif Değil, Tamamlayıcı: Fidan, bu yapının Arap Birliği veya Körfez İşbirliği Konseyi gibi köklü bölgesel örgütlerin yerini almayı asla amaçlamadığını, temel gayenin daha hızlı ve sonuç odaklı çalışmak olduğunu vurguladı.
-
İran’a Güvence Kapısı: Her ülkenin siyasi egemenliği ve toprak bütünlüğünün tanındığı döneme geri dönülmesi gerektiğini söyleyen Fidan, İran’ın bölgedeki vekil güçler politikasını “önleyici bir güvenlik stratejisi” olarak savunduğunu belirtti:
“Bölgedeki her tarafın güvenliğini, emniyetini, siyasi egemenliğini ve toprak bütünlüğünü garanti altına alacak yeni bir güvenlik anlayışı geliştirdiğimiz takdirde bu yeni yapı İran’a şunu gösterebilir: ‘Bakın, artık hepimiz kendi köşelerimize çekilebiliriz.’ İran’ın bu gerçeklikleri anlayacak yeterli olgunlukta olduğuna inanıyorum. İnşallah ABD ile İran arasında bir barış anlaşmasına ulaşabilirsek, işte o zaman gerçekten sağlıklı görüşmelere başlayabiliriz.”
🎯 “Herkesi Tanıyoruz, Dinamikleri Biliyoruz”
Konuşmasının sonunda Türkiye’nin tarihi mirası ve stratejik coğrafyası sayesinde bölgesel anlaşmazlıklarda arabuluculuk yapmak için benzersiz bir konumda olduğunu hatırlatan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Herkesi tanıyoruz, her çatışmanın dinamiklerini çok iyi biliyoruz. Artık bölge ülkelerinin kendi sorunlarını bizzat omuzlamasının ve bu sorunları sahiplendiğini göstermesinin zamanı geldi. Eski anlayışlarla yola devam etmek sadece başarısızlık getirecektir. Sorunları tanımlarken, aktarırken ve çözüm ararken tamamen açık, şeffaf ve samimi olmak zorundayız” diyerek sözlerini tamamladı.
