Prof. Dr. Em. Kd. Alb. İbrahim ÖZTEK, 15 Temmuz sonrasında kapatılan askerî hastanelerin Türk Silahlı Kuvvetleri açısından büyük bir eksiklik yarattığını söyleyerek bu kurumların yeniden açılması gerektiğini ifade etti. Anadolu Aydınlar Ocağı da aynı doğrultuda çağrıda bulunarak, askerî sağlık sisteminin yeniden kurulmasının Türkiye’nin güvenliği açısından zorunluluk hâline geldiğini duyurdu.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye’deki askerî sağlık yapılanması köklü biçimde değişti. 26 ilde bulunan 32 askerî hastane ile bir rehabilitasyon ve bakım merkezi Sağlık Bakanlığı’na devredildi. 1846’da Sultan Abdülmecid tarafından Hassa askerleri için yaptırılan, yıllarca GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi olarak bilinen Haydarpaşa Askerî Hastanesi de “Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi” adıyla sivil statüye alındı. ÖZTEK, bu dönüşümün askerî sağlık sisteminin omurgasını ortadan kaldırdığını belirterek, “Bugün dünyanın en büyük ordularından birine sahip Türk ordusunun askerî hastanesinin bulunmaması kabul edilebilir değildir” dedi.

ÖZTEK, 15 Temmuz öncesinde Gülhane Askerî Tıp Akademisi’nin Türk Silahlı Kuvvetleri için benzersiz bir eğitim merkezi olduğunu hatırlattı. Askerî ve sivil lise mezunlarının GATA’da tıp eğitimi aldıktan sonra staj ve yaklaşık üç yıl süren kıta hekimliği görevleri yaptığını, ardından yeniden GATA’ya dönerek ihtisas eğitimine başladıklarını söyledi. Bu süreçte hekimlerin harp cerrahisi, nükleer savaş, NBC kimyasal harp, hava ve sualtı hekimliği, savaş psikolojisi gibi alanlarda özel eğitim aldığını vurguladı. Bu eğitimleri alan askerî hekimlerin çatışma bölgelerine helikopterle inerek yaralılara ilk müdahaleyi yaptığını, gazlı gangren gibi ölümcül sonuçların bu sayede engellendiğini ve yaralıların askerî hastanelere hızla sevk edilerek hayatta kalma oranlarının yükseldiğini belirtti.

ÖZTEK, bugün sivil hastanelerde görev yapan hekimlerin bu özel harp tıbbı eğitimlerine sahip olmadığını söyleyerek, “Yaralı bir askerin sivil hastanelerde, askerî hastanelerdeki kadar güvende olduğunu söylemek mümkün değildir” dedi. Bazı askerlerin çatışmadan aylar sonra hastanede hayatını kaybetmesinin, harp cerrahisi bilgisine sahip personelin eksikliği, organizasyon zafiyeti veya ihmal gibi sebeplerle bağlantılı olabileceğini dile getirdi. Sağlık Bilimleri Üniversitesinden bir yetkilinin “Asker de olsa sivil de olsa hastalık hastalıktır” sözünü de eleştiren ÖZTEK, bu ifadenin savaş yaralanmalarının doğasını göz ardı ettiğini ve sivil tıbbın askerî tıbbın yerini alamayacağını söyledi.

Prof. Dr. Em. Kd. Alb. İbrahim Öztek, Kariyer Akademisi Üsküdar ve Hergün Gazetesi Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Adnan Odabaş’la toplantıda biraraya geldi.
ÖZTEK, askerî hastanelerin geçmişte asker için büyük moral değeri taşıdığını belirtti. Bir askerî hastanenin kapısında yazan “Buraya üç parça halinde de gelsen korkma, biz seni birleştiririz” sözünü hatırlatarak, bu tür ifadelerin savaş koşullarındaki psikolojik etkisinin büyük olduğunu vurguladı. Kore Savaşı döneminde Amerikan askerî hastanelerinin kapısında yazan “Buraya soluk alarak geldiysen korkma; yine soluk alarak, sapasağlam çıkarsın” sözünü de örnek göstererek askerî hastanelerin moral ve güven resmini çizdi.
ÖZTEK, GATA ve GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanelerinin yalnızca tedavi değil, aynı zamanda bilim üretim merkezleri olduğunu söyledi. Bu kurumlarda çalışan asker akademisyenlerin ulusal ve uluslararası kongrelerde bilimsellikte ön sıralarda yer aldığını, yaptıkları araştırmalarla örnek olduğunu ve askerî hastanelerinin teşkilat, disiplin ve hasta bakım modellerinin dünyada saygınlık gördüğünü belirtti. Askerî liselerin kapatılmasının da aynı ölçüde kayıp olduğunu vurgulayan ÖZTEK, bu okulları “ana kucağından Peygamber ocağına taşınan alevler” olarak nitelendirdi ve üstün cesaret ve disiplinle yetişen subayların temel kaynağının yok edildiğini söyledi.
Açıklamalara katkıda bulunan Eğitimci İlyas Tekin ise Türkiye’de ve dünya genelinde askerî eğitim sistemini geniş kapsamlı biçimde değerlendirerek, modern ordularda askerî hastanelerin, harp tıbbı altyapısının ve özel eğitimli sağlık personelinin ulusal güvenliğin ayrılmaz parçası olduğunu belirtti. Tekin, Türkiye’nin jeopolitik konumu ve güvenlik tehditleri göz önüne alındığında askerî sağlık ve eğitim kurumlarının yeniden kurulmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
Anadolu Aydınlar Ocağı, yaptığı açıklamada askerî hastanelerin kapatılmasının Türkiye’ye herhangi bir fayda sağlamadığını belirterek, “Orta Doğu gibi bir coğrafyada yer alan ülkemizin askerî sağlık sistemine acilen yeniden kavuşması gerekir. Askerî hastanelerin kapatılması büyük bir eksikliktir ve bu karar mutlaka yeniden gözden geçirilmelidir” çağrısında bulundu.
Profesör ÖZTEK ve Anadolu Aydınlar Ocağı, askerî hastanelerin yeniden açılmasının Türkiye’nin güvenlik yapısı açısından artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu belirterek açıklamalarını tamamladı.
Prof. Dr. İbrahim ÖZTEK, Kariyer Akademisi Üsküdar ve Hergün Gazetesi Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Adnan Odabaş ile bir araya geldiği toplantıda, kurum temsilcileriyle güncel güvenlik ve eğitim meselelerini değerlendirdi. Toplantının dikkat çeken bölümlerinden biri ise 2. Başkan Em. Alb. Hicabi Meral’in yaptığı sunum oldu. Meral, “alın terinin kutsallığı” üzerine gerçekleştirdiği kapsamlı konuşmada, emeğin değerinin toplumsal yapıyı güçlendiren temel unsur olduğuna vurgu yaptı. Ayrıca disiplin, çalışma ahlakı ve fedakârlığın özellikle güvenlik kurumlarında neden hayati öneme sahip olduğunu örneklerle anlatarak katılımcılardan büyük ilgi gördü.
