ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın Golan Tepeleri hakkında yaptığı açıklamalar ABD’de gündem oldu. Barrack’ın İsrail’in bölgedeki varlığını “işgal” olarak tanımlaması, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’a yakın çevrelerin tepkisini çekti.
Barrack, Lübnan asıllı Avustralyalı girişimci Mario Nawfal’a verdiği röportajda, İsrail’in Golan Tepeleri’ndeki varlığının Birleşmiş Milletler kararları ve uluslararası sistem açısından tartışmalı olduğunu dile getirdi.
Trump’ın Golan politikasıyla çelişti
Barrack’ın sözleri, ABD’nin mevcut Golan politikasıyla çeliştiği gerekçesiyle tartışma yarattı.
Donald Trump, ilk başkanlık döneminde 25 Mart 2019’da İsrail’in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini ABD adına resmen tanımıştı. Bu karar, Washington’ın uzun yıllardır izlediği politikada önemli bir değişiklik olmuştu.
İsrail, stratejik öneme sahip Golan Tepeleri’ni 1967’de Suriye’den ele geçirmiş, 1981 yılında ise bölgeyi tek taraflı olarak ilhak etmişti. İsrail’in bu adımı uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından tanınmazken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de ilhak kararını geçersiz kabul etmişti.
Trump’a yakın isimden sert tepki
Barrack’ın açıklamalarına Trump’a yakınlığıyla bilinen aktivist Laura Loomer tepki gösterdi. Loomer, Barrack’ın ABD dış politikasını doğru şekilde temsil etmediğini savunarak görevinden ayrılması gerektiğini ileri sürdü.
Loomer ayrıca ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya çağrıda bulunarak Barrack’ın açıklamalarına müdahale edilmesini istedi.
Barrack’a yönelik bazı suçlamalarda da bulunan Loomer, bu iddialarını destekleyen herhangi bir kanıt paylaşmadı.
Barrack sözlerine açıklık getirdi
Tartışmaların büyümesinin ardından Tom Barrack, Golan Tepeleri hakkındaki sözlerine açıklık getirdi.
Barrack, önceki değerlendirmesinin Golan Tepeleri’nin tarihsel statüsüne ilişkin bir anlatım olduğunu belirterek bunun Birleşmiş Milletler’in bölge konusundaki tutumuna destek anlamına gelmediğini ifade etti.
ABD’nin Golan politikasında herhangi bir değişiklik olmadığının altını çizen Barrack, Trump’ın 2019’da İsrail’in Golan üzerindeki egemenliğini tanıyan kararının geçerliliğini koruduğunu söyledi.
Barrack ayrıca, anlatmak istediği temel noktanın ülkeler arasında müzakere yoluyla varılan anlaşmaların, güç kullanılarak ortaya çıkan sınır değişikliklerinden daha kalıcı olduğu olduğunu ifade etti.
İsrail-Türkiye gerilimine de değinmişti
Barrack aynı röportajda İsrail’in Suriye’de gerçekleştirdiği hava saldırıları üzerinden Türkiye ile İsrail arasında yaşanabilecek olası askeri gerilime de dikkat çekmişti.
İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısını değerlendiren Barrack, Ankara’nın operasyondan önceden haberdar edilmediğini ifade etmişti.
Türk savaş uçaklarının İsrail uçaklarına karşı havalanması durumunda iki ülke arasında ciddi bir askeri kriz yaşanabileceğine işaret eden Barrack, saldırının Türkiye’yi karşılık vermeye yöneltmeyi amaçlayan bir hamle olabileceği ihtimalini de gündeme getirmişti.
Barrack’ın Golan Tepeleri konusundaki ilk açıklaması ve ardından yaptığı düzeltme, Washington’ın İsrail ve Suriye politikasına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
