Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Babacan’dan seçim ittifakı mesajı

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda seçim ittifakı, erken seçim, ekonomi, anayasa, CHP, Abdullah Gül ve PKK’nın silah bırakma süreciyle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, gazetecilerle bir araya geldiği

Babacan, DEVA, Gelecek ve Saadet Partisi’nin oluşturduğu Yeni Yol Grubu’nu seçimlere dönük daha geniş bir siyasi ittifaka dönüştürmek için başta Yeniden Refah Partisi olmak üzere farklı siyasi partilerle görüşmeler yürüttüklerini söyledi. Görüşmelerin zarar görmemesi için parti isimlerini açıklamayan Babacan, amaçlarının yalnızca AK Parti’den kopan muhafazakâr seçmene değil, merkez sağda yeni adres arayanlara ve umudunu kaybeden gençlere de ulaşmak olduğunu ifade etti.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın “geniş kapsamlı ittifak” açıklamasını hatırlatan Babacan, Yeni Yol Grubu’nun daha büyük bir siyasi birlikteliğin ilk adımı olduğunu belirtti. Yeniden Refah Partisi ile diyaloglarının sürdüğünü söyleyen Babacan, “Onlar da ittifakın gerekli olduğunu söylüyor. Biz de ‘neden olmasın’ diyoruz.” dedi.

Babacan, seçim iş birliğinin sadece klasik ittifakla sınırlı olmadığını, ortak liste ve ortak aday gibi modellerin de masada olabileceğini, ancak önce birlikte hareket edilecek partilerin netleşmesi gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili ise “DEVA Partisi’nin doğal adayı benim.” diyen Babacan, önceliklerinin aday tartışmaları değil, muhalefette ortak bir zemin oluşturmak olduğunu söyledi.

CHP ile ilgili değerlendirmesinde Babacan, Genel Başkan Özgür Özel ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile herhangi bir siyasi temaslarının olmadığını, Özel’i yalnızca amcasının vefatı nedeniyle aradığını belirtti. CHP’nin öncelikle kendi iç sorunlarını çözmesi gerektiğini savunan Babacan, “Şu anda CHP’nin birinci önceliği kendi içinde bir ittifak oluşturabilmek.” ifadelerini kullandı. Parti içindeki süreci Rusya-Ukrayna savaşına benzeten Babacan, “Birbirlerini öğütüyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

PKK’nın silah bırakma sürecine ilişkin hazırlanması beklenen yasal düzenlemeye de değinen Babacan, teklifin Temmuz ayında TBMM’ye gelmesini beklediğini söyledi. Sürecin tamamlanabilmesi için örgüt mensuplarının hukuki durumunu düzenleyen bir yasal çerçevenin oluşturulması gerektiğini belirten Babacan, bunun ardından temel hak ve özgürlükler konusunda yeni adımların atılması gerektiğini ifade etti.

Anayasa değişikliği tartışmalarında ise teklif görülmeden peşin hüküm vermeyeceklerini belirten Babacan, kamuoyunda anayasa değişikliğinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığıyla ilişkilendirildiğini söyledi. Demokrasiye zarar verecek maddelere karşı çıkacaklarını ancak teklifi görmeden değerlendirme yapmayacaklarını dile getirdi.

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile aynı karede yer almasının ardından yapılan yorumlara da değinen Babacan, fotoğrafa gereğinden fazla anlam yüklendiğini söyledi. Gül’ün Türkiye’nin en parlak dönemlerinde önemli katkılar sunduğunu belirten Babacan, “Türkiye mutlaka Abdullah Gül’ün birikiminden ve tecrübesinden bir şekilde istifade etmeli.” dedi. Gül’ün gelecekteki siyasi planlarıyla ilgili yorum yapmaktan ise kaçındı.

Erken seçim tartışmalarına ilişkin değerlendirmesinde Babacan, iki temel kriter bulunduğunu söyledi. Bunlardan ilkinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığı için TBMM’de gerekli olan 360 oyu bulması, ikincisinin ise yüzde 50+1 desteğini görebileceğine inanması olduğunu ifade etti.

Babacan, Erdoğan’ın erken seçim kararı alması halinde görev süresinden ne kadar feragat edeceğini de hesaplayacağını belirterek, kulislerde en çok konuşulan tarihin Kasım 2027 olduğunu söyledi. Bu tarihin Erdoğan’ın görev süresinden yaklaşık altı aylık feragat anlamına geldiğini ifade etti.

Ekonomiye ilişkin değerlendirmesinde ise seçim öncesinde geçici iyileşmeler yaşanabileceğini ancak bunun kalıcı olmayacağını savunan Babacan, hukukun üstünlüğü sağlanmadan ve yatırım ortamı düzelmeden ekonomide kalıcı toparlanmanın mümkün görünmediğini söyledi.