Batı Şeria’daki yasa dışı Guş Etzion yerleşiminde konuşan Netanyahu, İsrail’in güvenlik ihtiyaçlarının devam ettiğini belirterek, Lübnan’ın güneyindeki askeri varlığın korunacağını söyledi.
“Güvenlik ihtiyaçları sürdükçe çekilmeyeceğiz”
Netanyahu, İsrail’in kuzey bölgelerinde güvenliğin yeniden sağlanmasının öncelikleri arasında bulunduğunu ifade etti.
Lübnan’ın güneyinde oluşturulan güvenlik bölgesine işaret eden İsrail Başbakanı, “İsrail’in güvenlik ihtiyaçları gerektirdiği sürece bu bölgeden çekilmeyeceğiz” dedi.
Açıklama, bölgede kalıcı ateşkes ve normalleşme beklentilerinin konuşulduğu bir dönemde dikkat çekti.
“Mücadele henüz sona ermedi”
Konuşmasında bölgesel gelişmelere de değinen Netanyahu, İsrail’in karşı karşıya olduğu tehditlerin devam ettiğini savundu.
Önlerinde yeni zorluklar bulunduğunu belirten Netanyahu, güvenlik politikalarında herhangi bir değişiklik olmayacağı mesajını verdi.
İran’a yönelik mesaj verdi
İsrail Başbakanı, konuşmasında İran’ın nükleer programına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
Netanyahu, İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin vermeyeceklerini belirterek, bu konudaki tutumlarının değişmediğini ifade etti.
İsrail yönetimi uzun süredir İran’ın nükleer faaliyetlerini ulusal güvenlik açısından en önemli tehditlerden biri olarak görüyor.
İslamabad Mutabakatı yürürlüğe girmişti
İran ve ABD, Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler sonucunda 14 maddelik bir mutabakat üzerinde anlaşmaya vardıklarını açıklamıştı.
“İslamabad Mutabakatı” adı verilen anlaşma, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak yürürlüğe girdi.
Mutabakat kapsamında bölgede çatışmaların sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, deniz ablukalarının kaldırılması ve diplomatik çözüm yollarının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Bölgede gözler uygulama sürecinde
Netanyahu’nun açıklamaları, mutabakatın uygulanma süreciyle ilgili yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
Uzmanlar, bölgesel aktörlerin anlaşmaya nasıl yaklaşacağının ve sahadaki gelişmelerin önümüzdeki dönemde Orta Doğu’daki dengeleri doğrudan etkileyeceğini değerlendiriyor.
