Şapcı, birçok ölüm raporunda yer alan “çoklu organ yetmezliği” ifadesinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, bu tanımın çoğu zaman önlenebilir hastane enfeksiyonlarını gizlemek amacıyla kullanıldığını ifade etti.
Hastane enfeksiyonu tanısının doğrudan yazılması hâlinde yüksek tazminat sorumlulukları doğduğunu söyleyen Şapcı, bu nedenle farklı tanımlara başvurulduğunu öne sürdü.

“Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine rağmen bu ürünler kullanılıyor”
Mehmet Şapcı, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemelere rağmen, önceki dönemde bazı firmalara pestisit ruhsatlı dezenfektanlar için izin verildiğini belirtti. Bu ürünlerin hâlen birçok sağlık kuruluşunda aktif olarak kullanıldığını söyledi.
Şapcı, antiseptik ile dezenfektan kavramlarının bilinçli ya da bilinçsiz şekilde birbirine karıştırıldığını, oysa insan vücuduna temas eden ürünlerin ilaç üretim standartlarında olması gerektiğini vurguladı.
“Sağlık çalışanları durumu bilmeden kullanıyor”
Açıklamasında sağlık çalışanlarının hedef alınmaması gerektiğini özellikle belirten Şapcı, doktorların, hemşirelerin ve diğer sağlık personelinin bu ürünleri ilaç fabrikalarında üretilmiş güvenli antiseptikler zannettiğini söyledi.
Ambalaj ve kullanım talimatlarının yanıltıcı olduğunu ifade eden Şapcı, asıl sorunun bu ürünlerin hastanelere bu şekilde sokulmasına izin verilmesi olduğunu dile getirdi.
“Ameliyat sonrası enfeksiyonlar tesadüf değil”
Şapcı, ameliyat sonrası gelişen enfeksiyonlar, sezaryen sonrası komplikasyonlar ve yoğun bakımda uzayan yatış sürelerinin tesadüf olmadığını belirtti. Bir hastane enfeksiyonunun, yaklaşık 10 ameliyat maliyetine eşdeğer ek yük oluşturduğunu söyledi.
Bir beyin cerrahının değerlendirmesine atıfta bulunan Şapcı, her gün bir uçak dolusu insanın hastane enfeksiyonları nedeniyle hayatını kaybettiğinin ifade edildiğini aktardı.
“Ortak kullanım kılavuzu büyük bir risk oluşturuyor”
Mehmet Şapcı, Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından Batikon benzeri ürünler için verilen ortak kullanım kılavuzlarının, farklı ruhsat sınıfındaki ürünlerin aynı şekilde kullanılmasına yol açtığını belirtti.
Bu durumun halk sağlığı açısından son derece tehlikeli olduğunu vurgulayan Şapcı, pestisit ruhsatlı bir ürün ile beşeri tıbbi ürünün aynı kategoride değerlendirilemeyeceğini söyledi.
“Bu konu bağımsız şekilde araştırılmalı”
Açıklamalarının ticari bir amaç taşımadığını ifade eden Şapcı, konunun insan hayatını ilgilendirdiğini vurguladı. Hastanelerde kullanılan tüm ürünlerin ruhsat türlerinin kamuoyuna açık şekilde paylaşılması gerektiğini belirtti.
Şapcı, bağımsız denetimler yapılmadan ve hastane enfeksiyonlarına ilişkin şeffaf veriler açıklanmadan bu sorunun çözülemeyeceğini sözlerine ekledi.
