Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün inkılâp ve ilkelerini muhafaza, müdafaa ve yayma amacıyla 9 Kasım 1947 tarihinde kurulan Mustafa Kemal Derneği, kuruluşunun 75. yılını Kalamış Todori’de düzenlenen bir gece ile kutladı. Aynı zamanda içinde “Mustafa Kemal” adı geçen ilk dernek olan Mustafa Kemal Derneği’nin kuruluş hikayesi de oldukça ilginç.
O yıllarda genç Türkiye Cumhuriyeti’ni sonsuza dek yaşatacak eğitimli nesiller yetiştirmek misyonunu yüreklerinde taşıyan Öğretmen Ahmet Muhtar Kumral ve Memur Melahat Kumral’ın kurulmasına önderlik yaptığı derneğin diğer üyeleri; Öğretmen Sıtkı Dost, Öğretmen Dürdane Dost, Avukat Muzaffer Erer, Ses Sanatçısı Ekrem Kongar, Terzi Nizam Ünlü ve Bankacı, Öğretmen Lütfi Aksoy olmuş.

Derneğin Kalamış Todori’de düzenlenen 75. Yıl Gecesi’ne, 1970’li yıllarda başbakanlık da yapmış olan Ord. Prof. Dr. Sadi Irmak’ın kızı Prof. Dr. Yakut Özden Irmak da katıldı. Babasının öğrencilik yıllarından başbakanlığa uzanan yolun kırılma noktalarını anlatması, konuklar tarafından büyük ilgiyle dinlendi. İşte o hikaye:
“SİZLERİ BİR KIVILCIM OLARAK YOLLUYORUM, ALEVLER OLARAK GERİ DÖNMELİSİNİZ”
Sadi Irmak, İstanbul Üniversitesi’nde öğrenci olduğu sıralarda okul duvarında gördüğü “Avrupa’ya talebe yollanacaktır” ilanı karşısında; “Allah Allah! Ülke yıkık dökük, her yer virane, Lozan yeni imzalanmış. Bu durumda Avrupa’ya talebe…” diye düşünür. Bu durumu önceleri “lüks” gibi görmüş olsa da şansını denemek ister ve müracaat eden 150 kişi arasından 11 kişi seçilir. O 11 kişinin içinde Sadi Irmak da vardır. Üstelik isminin yanına Atatürk, “Berlin Üniversitesi’ne gitsin” diye yazmıştır. Vakit gelmiştir; genç Sadi Irmak, Sirkeci Garı’ndadır ama kafası çok karışıktır. “Gitsem mi, kalsam mı? Beni orada unuturlar mı? Para yollarlar mı?” diye düşünmektedir. Tam gitmemeye karar verdiği anda, geri döndüğü sırada bir posta görevlisi ismini çağırır. “Mahmut Sadi! Mahmut Sadi! Bir telgrafın var.” “Benim” der. Telgrafı açar, aynen şunlar yazılıdır: “Sizleri bir kıvılcım olarak yolluyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz.” İmza: Mustafa Kemal

“İKİ SATIRLIK BİR TELGRAFIN YARATTIĞI BİLİM ADAMIYIM”
Okuyunca düşündüklerinden olağanüstü utanmıştır. “Şimdi gel de gitme, git de çalışma, dön de bu ülke için canını verme” demiştir. Sadi Irmak çok başarılı olur, ülkeye alev olarak döner. Önce, İstanbul Üniversitesi Genel ve Beşeri Fizyoloji Enstitüsü’nü kurar ve Kürsü Başkanı olur. Daha sonra bir süre başbakanlık yapar. Ord. Prof. Sadi Irmak (1904-1990), kendini tanıtırken diyor ki; “Ben kim miyim? Ben sadece iki satırlık bir telgrafın yarattığı bilim adamıyım.”

“ATATÜRK’Ü ANLATMAYA VE TARİHE IŞIK TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Kurmay Albay İkramı Ozturan ile Emine Aygören Hacıhamdioğlu’nun sunumunu birlikte yaptıkları 75. yıl kutlaması, bir yandan da duygu yüklü bir gece olarak kayıtlara geçti. Gecenin kapanış konuşmasını yapan Mustafa Kemal Derneği Başkanı Orhan Çekiç, “Atatürk devrim ve ilkelerini muhafaza, müdafaa ve yayma amacıyla kurulan derneğimiz, yurt içi ve yurt dışı düzeyinde çalışmalarına devam etmektedir. Mustafa Kemal Derneği’nin çalışma plân ve programındaki ana hedefi esas alarak, Atatürk ve Atatürkçülüğü tanıtmak amacıyla, Atatürk’e ve O’nun ilkelerine olan sarsılmaz bağlılığımızla, O’nun yolundan sapanlara ve O’nu unutturmak isteyenlere ve hatta O’nu kendi kısır döngüleri içinde yorumlamak isteyenlere karşı yılmaz mücadelemizi sonsuza kadar sürdürmeye kararlıyız” dedi. Orhan Çekiç, sözlerinin sonunda “Prof. Dr. Vural Savaş’tan görevi devraldığım tarihten itibaren, Mustafa Kemal Derneği Genel Başkanı görevim süresince Öğretim Üyesi Dr. Orhan Çekiç olarak da Türkiye’yi aydınlatmaya, üretmeye ve kalpleri kazanarak Atatürk’ü halkımıza anlatmaya, tarihe ışık tutmaya devam edeceğim” diye konuştu. Gecenin sonunda derneğe emeği geçenlere plaket ve Atatürk maskı hediye edildi.
Kaynak: Kadıköy Life (Kadir Toprakkaya)
